
Bulgaristan, Balkanlar'ın doğusunda, Türkiye'ye sınır bir ülkedir. Bulgar halkı aryan kökenli olup Hint Avrupa dili olan Bulgarca konuşur. Her ne kadar Bulgarların Türk kökenli oldukları Türkiye'de iddia edilse de bu görüş Bulgaristan'da asla kabul edilmez. Aslında Avrupa Hunları ile Trakların karışmasıyla oluşan Bulgar halkı, günümüzde tam bir Slavik halktır ve Türkoloji'nin alanına pek girmez. Bulgaristan'daki Türkler ise -ki sadece Bulgaristan'da demek doğru değildir, tüm Rumeli'de demek lazım- o bölgeye daha yeni gelmiş olan (Peçenekler, Uzlar [uuz=oğuz] ve daha sonradan Osmanlı ile bölgeye göçen Evlad-ı Fatihan diye de bilinen Türklerdir.
Bağımsızlık: Osmanlı devletinden 3 mart 1878 de özerklik kazandı, 22 eylül 1908 de bağımsızlığını ilan etti.
Resmi dil: Bulgarca
Başkent: Sofya
Yüzölçümü: 111.000 km²
Nüfus: 2005 yılında 7.726.000
[1]Din: 1 Mart 2001 tarihli nüfus sayımında
Ortodoks: 6.552.751,
Müslüman: 966.978,
Katolik: 43.811,
Protestan: 42.308,
Diğerler: 14.937
[1] Etno Lingustik Yapı:
- Bulgarlar: 6.655.210 (%83,9)
- Türkler: 746.664 (%9,4)
- Romanlar: 370.908 (%4,7)
- Ruslar: 15.595, Ermeniler: 10.832, Ulahlar: 10.566, Makedonlar: 5.071, Yunanlılar: 3.408, Ukraynalılar: 2.489, Yahudiler: 1.363, Rumenler: 1.088, Diğerler: 18.792 [1]
(Müslüman olan Pomaklar Bulgaristan'da etnik sınıf olarak sayılmadığından sayıları net bilinemiyor)
Bulgaristan Türkleri:
Rumeli'deki Türk varlığının önemli kesimini oluştururlar. Bir kısmı Karadeniz'in kuzeyinden 10. yy yakınlarında Tuna'yı geçerek Balkanlara gelen Peçenek ve Ûz Türkleri, bir kısmı da Anadolu'dan Rumeli'ye göçen veya göçtürülen Türkiye Beylik Türkleri'nin Balkanlar'da yüzlerce yıl birarada yaşamalarıyla oluşmuş Müslüman halktır. Balkanlar'daki Türklerin hemen hemen
hepsi Müslüman olmakla birlikte, Gagavuzlar önceleri Müslümanken sonradan Hıristiyanlaştırılmıştır denebilir.
Bulgaristan'da daha çok güneydoğuda, Kırcaali bölgesi ve etrafında, ve kuzeydoğuda Şumnu, Rusçuk etrafında olmak üzere iki bölgede Türkler yaşar. Son zamana kadar Türkler'in şehirlerde oturmasına ve seçkin mesleklerde çalışmasına pek izin verilmemiş, ancak artık Türkler üzerindeki baskı, devlet politikası olmaktan çıkmıştır. Şu anda Türkler iktidara bile gelebiliyor.
Osmanlı-Rus savaşını kaybeden Osmanlı, bölgeye daha fazla hakim olamamış ve Bulgar devleti özerklik almıştır. Bunu takiben Bulgar devleti Türklere karşı çok sert ve acımasız bir asimilasyon ve göçe zorlama politikası güttü. Böylece 93 harbi namı ile anılan Osmanlı-Rus savaşından başlayarak dalgalar halinde Anadolu'ya göçler oldu. Şu anda bu göçlerle gelmiş Rumeli Türkleri'nin torunları çocukları veya kendileri Türkiye'de yaşamakta ve sayıları tam bilinemese de birkaç milyonu aştığı tahmin edilmektedir. 1990 yılına kadar devam eden Bulgar baskısı pek çok Müslüman Türk'e isim değiştirme, Türkçe konuşmayı yasaklma, sünnet, Kur'an öğrenme vb. islamî ibadetleri yasaklama gibi yöntemlerle kendini göstermiştir.
Bu gün artık bu baskı kalkmış ve Türkiye'ye göç hareketi de bitmiştir.